Son Dakika Bugün
TARİH34
Tarih, Eğitim ve Kültür Öğrenciler ve Öğretmenler için
9. Sınıf Tarih

Okuma Parçası; En Zalim Asur Kralları ve Mumyacılık

11 Mart 2025 2.742 okunma
Okuma Parçası; En Zalim Asur Kralları ve Mumyacılık
Tarih 34
Okuma Parçası; En Zalim Asur Kralları ve Mumyacılık

En Zalim Asur Kralları ve Mısırda Firavunların Mumyalanması

Yazı

      Asurlular, bu vahşi yöntemi sert bir cezalandırma biçimi ve düşmanlara karşı psikolojik bir taktik olarak benimseyen ilk kişiler arasındaydı. MÖ 9. ve 7. yüzyıllar arasında, Asurnasirpal II gibi önemli Asur yöneticileri, terör estirmek ve ayaklanmaları bastırmak için kazığa oturtmayı kullandılar ve kazığa oturtulmuş bedenleri sık sık başkalarına korkunç bir uyarı olarak kamuya gösterdiler. Vlad Drakula bu vahşi uygulama ile ünlü olsa da, Babilliler ve Persler de dahil olmak üzere çeşitli antik kültürler tarafından kendi zamanından çok önce kullanılmıştı.(acaba Kazıklı Voyvoda Asurlulardanmı aldı insanları Kazığa geçirerek cezalandırmayı

     Asur İmparatorluğu tarihi boyunca genel olarak acımasız savaş taktikleri ve zalimce cezalandırma yöntemleriyle tanınsa da, tarihçiler ve antik kayıtlar tarafından Asurluların en zalim hükümdarı olarak genellikle Kral Sanherib (MÖ 704 - MÖ 681) kabul edilmektedir.
Sanherib, saltanatı boyunca gerçekleştirdiği yıkımlar ve askeri seferlerde uyguladığı gaddarlıkla öne çıkmıştır:
• Babil'in Yıkımı: Sanherib, kendisine isyan eden kutsal Babil şehrini tamamen yerle bir etmiş, tapınaklarını yağmalamış ve şehrin üzerinden Fırat Nehri'nin sularını geçirerek kenti adeta haritadan silmiştir. Bu hareketi, Mezopotamya dünyasında büyük bir dini şok ve nefret uyandırmıştır.
• Lakhiş Kuşatması ve Zulümler: Yahuda Krallığı'na yaptığı sefer sırasında Lakhiş şehrini kuşatmış; ele geçirdiği insanları diri diri yüzmek, kazığa oturtmak ve sürgün etmek gibi yöntemler uygulamıştır. Bu vahşet, Ninova'daki sarayının duvarlarındaki kabartmalarda (rölyeflerde) gururla sergilenmiştir.
• Kutsal Metinlerdeki İmajı: Yahudi ve Hristiyan dini metinlerinde (Teveccüh ve Tevrat gibi) Kudüs'ü kuşatan ve halka dehşet saçan "zalim Mezopotamya kralı" imajının en büyük temsilcisi olmuştur.

Diğer Öne Çıkan Acımasız Zalim Krallar

Asur geleneğinde zalimlik askeri bir devlet politikası olduğu için Sanherib dışında iki hükümdar daha gaddarlıklarıyla bilinir:
II. Aşurnasirpal (MÖ 883–859): Ele geçirdiği şehirlerin surlarına isyancıların derilerini yüzerek asması ve insanlardan kuleler yapmasıyla Asur terör politikasını resmileştiren ilk krallardandır.
Aşurbanipal (MÖ 669–631): Asur'un son güçlü kralıdır. Büyük bir kütüphane kuracak kadar bilge olmasına rağmen, düşman kralların kafalarını kesip saray bahçesindeki ağaçlara astıracak kadar da acımasızdır.

 

Hükümdar Saltanat Dönemi En Bilinen Zalimliği / Eylemi
Sanherib MÖ 704 - MÖ 681 Kutsal Babil şehrini sular altında bırakarak tamamen yok etmesi, Lakhiş'te insanları diri diri yüzdürmesi.
II. Aşurnasirpal MÖ 883 - MÖ 859 İsyancıların derilerini yüzüp şehir surlarına asması, canlı insanlardan kuleler inşa ettirmesi.
Aşurbanipal MÖ 669 - MÖ 631 Elam kralının kesik başını sarayındaki ziyafet bahçesinde asarak sergilemesi.

 

MISIR'DA ÖLÜLERİN MUMYALANMASI

 Eski Çağ'da Mısır Uygarlığında Ölümden sonra yaşama inanıldığından sadece soylular ve kraliyet ailesinin ölüleri mumyalanarak gömülüyordu. Mısırdaki mumyalama tıp ve eczacılığın gelişmesine neden olmuştur.  

Mumyalama tarih öncesi çağlarda kullanılan bir faaliyettir. Mumyacılıkta ölen bir insan mumya denilen maddeyle sarılarak cesedin bozulmasını engellemektir. Ayrıca mumyalanacak kişinin iç organları da çıkarılmaktadır.

Bu faaliyetler insanların tıp ve eczacılıkta gelişmelerini sağlamıştır. Mumyacılık yapan insanlar organların yerlerini ve işlevlerini öğrenmişlerdir. Bu sayede anatomide gelişmişlerdir

Mumyacılığı yapan uygarlık Mısır uygarlığıdır. Ayrıca mumyalarını piramit denen büyük yapılara gömmüşlerdir ve mezarlarına değerli eşyalar koymuşlardır. Bu faaliyetleri ise ahiret yaşamını bildiklerini göstermektedir

Ayrıca mumyalama işlemleri çoğunlukla zenginlere yapılmış ve bu mumyalar lahit denen yapıların içine konulmuştur. Lahitler bir çeşit tabut olarka değerlendirilebilir. Firavun denen yöneticilerin lahitleri altın gibi değerli madenlerden yapılmış ve yüzleri bu lahitlere işlenmiştir

Mısır medeniyeti çöllerin arasında kurulan bir uygarlıktır

Bu özelliği dolayısıyla diğer uygarlıklarla etkileşimi az olmuştur

Etkileşimin az olması da çoğu uğraşı kendilerinin bulmasına ortam hazırlamıştır

Tarih öncesi çağları sırasıyla ve bütünüyle yaşamışlardır

Diğer devletler ise birbirlerinden görerek çağların bazılarını hiç yaşayamamışlar ve hemen diğer çağa geçmişlerdir.

Bu sitede, deneyiminizi iyileştirmek ve ziyaret istatistiklerini ölçmek için çerezler kullanıyoruz. Daha fazla bilgi