Anadolu’nun köylerinden birinde bir “Kerem” adında bir adam varmış ve onun çok sayıda çocukları varmış.
Kerem Baba dişle tırnakla büyüttüğü çocuklarından 3’ü çok kurnaz çıkmış. Bu üçünün içinden ikinci sırada olan erkek çocuğu ise onlardan çok daha kurnazmış.
İnsanları kandırıp tuzaklarına düşüren kurnazları örnek almış. Bundan dolayı ona biz burada “Çehal” ismi ile hitap edeceğiz.
Çehal, Arapça kelime olan“çakal” kelimesinden türetilmiş bir kelimedir. Kerem baba köyde zengin bir çiftçiimiş. Ama çok sayıda çocukları varmış. Kerem babanın ikinci sırada olan oğlu daha babası hayattayken babasının mirasını tek başına ele geçirme planını devreye sokmuş.
Küçük kardeşlerinden ikisini kendisi gibi kurnazlıkta eğitmiş ki kendi kurnazlıklarını gizlesin.
Annesini de zamanla kendisi gibi kurnazlıkta eğitmiş.
İnsanları etkisi altına alabilecek hipnoz kelime ve ritüellerini öğrenmiş. Sonra da büyücü ve falcılarla irtibata geçmiş. Annesinin çocukluk arkadaşı da bir falcı ve büyücü imiş. O falcı kadına “Sebo” derlermiş
Şimdi Cehal’ın elinde vardı büyük bir fırsat.
Aşikârda iyi bir hacı, dindar bir Müslüman, gizlide ise babasının mirasını tek başına ele geçirmek için güçlü planlar!
Annesini ve kardeşlerini hipnoz yaratan sözlerle kendisine bağlamış
Ardından babası ve muallim olan kardeşini gizliden bağımlı yapacak ilaç içirmiş. İlaç etkisini gösterince babasının mirasının yarısını ele geçirmiş.
Bu arada aileyi tüm akraba ve komşularla kavgalı hale getirmiş.
Ardından tekrar babasına yönelmiş, babasının geri kalan mirasını eline geçirmeye çalışmış.
Önce annesi ile babasının arasını açmış, baba Kerem çaresiz kalmış, gitmiş başka bir kadınla evlenmişti. Annesini bu kurnaz oğulları ile birlikte evinden kovup çıkarmış.
Aradan yıllar geçmiş……..
Çehal’ın eşi de kendisi gibi kurnazdı. Şimdi Eşi ile birlikte yeni planlarını devreye sokarak yeniden ortaya çıkar….
Zira bu arada muallim kardeşinin aile içindeki etkisini kırmaya çalışır. Muallim kardeşini büyü ve hipnoz yolu ile içindeki etkisini kırmaya çalışır.
Muallimin ailesini büyü, ilaç, hipnoz ve çeşitli ritüeller, yalan sözlerle dağıtıp görevinden istifa ettirmiş, sonra bir inşaatta işçi yaptırmış.
Tabi bunu yaparken annesinden kendisi gibi yalancı kendi eşinden ve aile içinde diğer iki kardeşinden yardım almış.
Baba mirasına tek başına ulaşmak için en büyük engel gördüğü muallim kardeşini hallettiğine inanarak ikinci sırada babasına yönelmiş.
Planında babasından sonra birinci sırada olan Ağabeyisi sonrasında kız kardeşleri ve ardından baba mirasına tek başına çöreklenmenin keyfini yaşamanın planını kurmuştu.
Şimdi artık sırada babası vardı.
Babasına gelerek baba bu elkızına güven olmaz, gel seni annemle barıştırayım.
Sana Almanya’da villa alayım, diye söz vererek babasının kandırmaya çalışır.
Anadolu’nun kırsal kesiminde yaşanan bu hazin olayı ozanlarımızın sazından dinleyelim.
Şimdi size Anadolu’nun kırsal kesiminde yaşanan bir hazin olayı ozanlarımızın sazından ve dilinden size sunuyorum.
KEREM BABA İLE OĞLU ÇEHAL’IN HİKÂYESİ
Oğul Çehal söyler bakalım ne söyler:
Annemle bizim başımızda olursun taç,
Derhal bu kadını boşa bu köyden kaç
Üvey anneden sana olmaz sadık yâr
Yoksa bu dünyayı ederiz sana dar.
Ozan söyler bakalım ne söyleyecek:
Baba Kerem oğluna çok güvenmiş,
Gizliden ilaç içirildiğini bilememiş
Oğlu Çehal’a güvenmiş çok çok
Yalancı oğluna değsin zehirli bir ok.
Oğlunun sözlerini kafasında kurgulamış
İlacın etkisiyle baba aklını kullanamamış
Yeni hanımını göndermiş kendi yurduna
Oğlu gizliden girmiş babasının kurduna.
Eski hanımına kavuşma umudu körüklendi.
Yazık, vehim bir tuzağın içine sürüklendi.
Oğlum babasını tazı, annesini bir tavşan yaptı,
"Annesine kaç" deyip, sonra babasını çarptı
İstanbul’da bir hat vardı, akar dururdu para,
Oğul Çehal hile ile açtı büyük bir yara
Annesi ile bir oldu, sırt döndüler o zaman,
Evdeki huzur bitti, her gün feryad-ı figan.
Hani oğul, babanı önce azarladın,
Sonra da yağlı dilinle yağladın,
Arkasından babana gazı verdin!
Hani Almanya’da villa alacaktın?
Baban ile anneni barıştıracaktın?
Bizi apartmanlarda yaşatacaktın
Babanı tazı yaptın, yakala diyorsun.
Anneni tavşan yaptın kaç diyorsun
Villayı babana değil, kendi adına aldı.
Kendi yatak odasını lütuf gibi sundu
Üvey annen gelmez, oyun içinde oyun
Ne erdem ne de ar, el alem bunu duyun
Anneni "Tavşan yaptın kaç dedin, ona
Tazı yaptın, düş peşine annemi yakala
Onca dil sayıp tatlı-acı sözler verdin babana
Bunca çaba ve hayallerimi ettin hepten heba
Bana güven dedin verdim umum-i vekalet,
Bu yaptığın işler kötülüğe iten bir delalet.
Her gün alacaksın koca bir beddua ve lanet!
Bu şeytani sinsice işlerini derhal terk et.
Hile ile geçirmişsin ticari plaka hattımı,
Yıktın şu ihtiyar babanın diktiği bu tahtını.
Bankada artık yok hiç mi hiç param,
Sana verdiğim emekler olsun haram
Muallim oğlumu dağıtıp evini yıktın
Sonrasında yine kafayı babana taktın.
Oğlum babasını tazı, annesini bir tavşan yaptı,
"Annesine kaç" deyip, sonra babasını çarptı
Aldandın oğluna, yandın Kerem Baba,
Lanet yağar artık bu tür hileli oyuna,
İhtiyar babanın hayalleri oldu heba.
Vehim bir tuzağa düştü Kerem Baba aniden,
Evdeki huzur bitti, feryat yükseldi evinden.
Dil döküp oyunlarla aldı oğlu tüm varlığını,
Artık hüsranla seyredecek o koca Ağrı Dağını
Tamamlanmıştı ömrü ayrılacaktı evinden.