Türk Sosyal Hayatında Aile 3. Ünite Konu C -Komşuluk İlişkileri

D. TÜRK KÜLTÜRÜNDE KOMŞULUK İLİŞKİLERİ

Komşu:

 Yakın hatta bitişik konutlarda oturan kimselerin birbirine göre durumuna denir. Komşuluk ise komşu olma hâli ve komşularla olan ilişkidir.

Komşuluk:   Belirli bir çevre içinde yaşayan, birbirlerini ziyaret eden, şahsen veya ismen tanıyan, karşılıklı yardımlaşan, ödünç alan ve ödünç veren, sıkı sosyal ilişkiler kuran ve sayı bakımından çok fazla olmayan ailelerden kurulu küçük yerel yapıdır.

Komşuluk ilişkilerinin temeli yardımlaşma ve güven duygusuna dayanır. Komşuluğun kendini daha fazla gösterdiği ve yardımlaşma duygusunun ön plana çıktığı anlar, dönemler vardır. Bayramlar, düğünler, doğumlar, cenazeler, uğurlamalar ve karşılamalar komşuluğun öneminin arttığı zamanlardır.

Komşuluğun toplumsal hayatta ne kadar önemli bir yeri olduğunu konuyla ilgili atasözü ve deyimlerden anlamak mümkündür.

 Kaynaklarda komşulukla ilgili atasözleri:

 “Ev alma komşu al.”

 “Komşu hakkı, Tanrı hakkıdır.”

 “Komşu iti komşuya ürümez.”

 “Komşu kızı almak, kalaylı kaptan su içmek gibidir.”

“Komşu komşunun külüne muhtaçtır.”

sözü komşulukla ilgili belki de en çok bilinen

atasözüdür. Bu sözde en küçük ihtiyaçlarda bile komşunun imdada yetiştiği dile getirilmiştir.  “Komşu

Hadis:

Türklerin İslamiyet’i kabulü ile şehirleşmenin hızlanması komşuluk ilişkilerini artırmıştır.

 Hz. Peygamber’in komşulukla ilgili emir ve tavsiyeleri zamanla atasözlerini de şekillendirmiş, komşuluğun manevi boyutu sosyal hayatı da etkilemiştir. “Ev almadan önce komşu, yola çıkmadan önce de arkadaş arayın.”

“Komşusu aç yatarken tok yatan bizden değildir,

Google+ WhatsApp