Son Dakika Bugün
TARİH34
Tarih, Eğitim ve Kültür Öğrenciler ve Öğretmenler için
Masal Köşesi

Kırmızı Tüylü Tilkinin Nisahatı

10 Ekim 2026 16 okunma
Kırmızı Tüylü Tilkinin Nisahatı
Tarih 34
Kırmızı Tüylü Tilkinin Nisahatı

Bu hikaye, "Tilkinin Nasihatı" adıyla bilinen modern/yeni yazılmış bir fabldır. Geleneksel, yüzyıllar öncesinden kalma anonim bir Anadolu masalı ya da klasik bir Ezop/La Fontaine masalı değildir

Yazı

Tilki yavrularını bir gün yanına alarak ava çıktı. Aslanı  uzaktan görünce beklemeye başladı.

Anne Tilki: "Evlatlarım, buradan ötesi aslanın alanıdır. Buradan bir adım daha öteye geçerseniz aslan beni de sizi de yer. Birimizi sabah kahvaltısı, diğerimizi öğle yemeği, bir ötekimizi ise aslanın akşam yemeği oluruz. Buradan öteye geçemeyiz."

Sonra öteki tarafa yönelerek:"Bu bölge de kurtların sınır sahası ve avlanma yerleridir," dedi. Sonra içini çekerek: "Buradan öte taraf kurtlarındır."

O anda ta ormanın derinliklerinden kurt ulamaları sesi duymaya başladılar. "Bir adım daha atarsanız kurtlar bizi fark edip bizi bir güzel  yerler."

Kurnaz tiklinin Açıkgöz adındaki yavrusu:

“Anne biz çok açız. Biz nasıl avlanacağız? Orası aslanların, burası ise kurtların, öte taraf ise denizdir. Yüzme bilmiyoruz. Yüzme bilseydik denizden balık tutardık."

Anne Tilki: "O zaman bize sadece bir seçenek kalıyor. İnsanların yaşam alanına sızacağız. Orada bizim için köpekler tehlike arzediyor. Köpekleri gizliden atlatabilirsek, kümeslerde bizi hazır bekleyen kocaman tavuklar, hindiler var. Sizler köpekleri oyalayacaksınız, ben bu arada gizliden kümeslere sızarak tavukları alacağım.  Şimdi hadi evlatlarım! İnsanların yaşam alanına gidelim" diyerek yavruları ile birlikte hızla insanların yaşadığı yerlere gece karanlığında hızla ilerlediler. Gizliden köye giriş yaptılar. Köpekler çoktan havlamaya başlamıştı.

Sonra tilki yavrularına bir bir güvenli ve güvensiz evleri tanıttı.

Kurnaz tilki yavrularına:

“Evlatlarım burada en tehlikeli yer şu evdir, sakın o evin tavuklarına saldırmayın. Bu ev aslanların, kurtların ve ayıların bölgesinden daha tehlikelidir. Eğer çaresiz kalırsanız aslanların, kurtların ve ayıların bölgesine gizliden yakalanmamak şartıyla sıza bilirseniz. Bu o kadar tehlikeli olmaya bilir.

Anne tilki: "Bak kızım şu çiftlik padişah adına tımara verilmiş. Hemen yanındaki çiflik ise  içişleri bakanı Nişancı başı adına tımara verilmiş. Ama sakın o arkadaki eve göz dikmeyin, bu ev en tehlikeli evdir.”

Tilkinin Serfinaz ismindeki kızı:

"Anne bu evde kim yaşıyor ki bu ev kime ait ki bu  kadar tehlikeli buluyorsun?"

"Kızım, oğlum bu ev; Şeyhülislam’ın evidir. Eğer şeyhülislamın tavuklarını çalıp onu  kızdırırsınız. Şeyhulislam  insanlara: "Tilki eti helaldır," fetvasını verirse insanlar bizi avlayarak soyumuzu bir iki yıl içinde tüketir. Bizden dünyada bir eser kalmaz.”

Tilkinin yavruları başlarını evet manasında sallayarak: “Peki anne” dediler.

                              Ali Vedat Akbulak

Yukarıdaki Masalın Tahlili:

Gönderdiğiniz masal, yarıda kesilmiş olmasına rağmen giriş, gelişme ve karakterlerin motivasyonları açısından oldukça net bir mesaj vermektedir.

"Tilki ile Yavruları" masalının yazılma amacı ve bu masalı okuyan/dinleyen bir kişinin elde edeceği temel kazanımlar şunlardır:

Masalın Yazılma Amacı

Bu masal, hayatta kalabilmek için stratejik düşünmenin, sınırları bilmenin ve risk yönetiminin önemini anlatmak amacıyla yazılmıştır. Güç dengelerinin adil olmadığı bir dünyada (aslan ve kurtların güçlü olduğu ormanda), zayıf olanların kaba kuvvetle değil, akıl ve planlama ile hareket etmesi gerektiğini vurgular.

💡 Elde Edilecek Temel Kazanımlar

  • Risk Analizi ve Sınırları Tanıma: Dinleyici; aslan, kurt ve insanların alanlarını öğrenen yavru tilkiler üzerinden kendi sınırlarını bilmeyi ve tehlikeli durumlarda gereksiz cesaret yerine temkinli olmayı öğrenir.
  • Problem Çözme ve Alternatif Üretme: Ormanda aç kalan tilkilerin deniz seçeneğini (yüzme bilmedikleri için) eleyip insanların alanına yönelmesi, karşılaşılan bir engelde pes etmek yerine "başka ne yapabilirim?" sorusunu sorma becerisini (esnek düşünmeyi) kazandırır.
  • İş Birliği ve Görev Dağılımı: Anne tilkinin yavrularına köpekleri oyalama görevi vermesi, kendisinin de kümese sızacak olması, ortak bir amaca ulaşmak için takım çalışması ve iş birliği yapmanın önemini gösterir.
  • Deneyime Saygı ve Rehberlik: Yavruların, annelerinin tecrübelerine kulak vererek "en tehlikeli evi" öğrenmeleri, hayatta kendilerinden daha deneyimli kişilerin (ebeveyn, öğretmen vb.) uyarılarını dikkate almaları gerektiğini fark ettirir.

🔍 Kısa Bir Değerlendirme

Geleneksel masallarda tilki genellikle "kurnazlık ve hile" ile öne çıksa da, bu masalda daha çok "yaşam mücadelesi veren bir rehber ve stratejist" olarak konumlandırılmıştır. Masal, hayattaki zorluklar karşısında mantıklı planlar yapmanın hayati bir yetenek olduğunu eğlenceli bir yolla öğretir.

Masalın devamını (Anne tilkinin kızına ne söylediğini ve köyde başlarına ne geldiğini) yazmamı ister misiniz yoksa masalın farklı bir yönünü mü analiz edelim.

 

TİLKİNİN NASİHATI

Tilki çıktı yavrularıyla birlikte ava,
Şimdi başlayacaktı yeni bir dava
Dedi: "Gitmeyin sakın o tarafa,
Yem oluruz kalmaz bizdeki kafa

 

Başını çevirdi başka bir yöne,
"Burası kurtların sınırı, olmalı.
Uluma sesleri geldi peş peşe,
"Adım atma burası bir çeşme

 

Tilkinin açıkgöz kızı "Biz Çok açız, dedi.
Her yerde bir düşman, her yer tehlikeli.
Yüzme bilsek denize ulaşırdık belki
Balıklar yem olurdu karnımız doyardı

 

Anne dedi: "Tek bir çare kalıyor öylece.
Bu köylere gizlice sızmalıyız bu gece.
Köpekler orada bizleri pusuda bekler
Anırır horoz gibi bu köydeki eşekler

 

Karanlık çökünce köye girerdi an tilki,
Havlamaya başlamıştı şimdi köylülerin iti
Evleri birer birer gösterip dediler ki onlara
"Dikkat edin bu köydeki bu evin imamına

 

"Padişahın, nişancının mülküdür buralar,
Aslandan, kurttan daha tehlikeli.
Aman evlatlarım, uyanık olun canlar,
Bu evden aman uzak durmalı her tilki."

 

Bir fetva verilirse imam tilki etine,
İnsanlar üşüşür sonra soyumuza.
Kızartırlar bizi, bakmazlar boyumuza
Selam söyleyin bunu bize öğretene


Dünyada tükenir, bir bir kesiliriz
Sofrada et olur kalmaz neslimiz,
Onlar doyar, geğirir, keyif çatarlar.
Kırmızı tüylü derimiz üstüne yatarlar.

 

Şiir Söz Yazarı: Ali Vedat Akbulak

Editör: Gökhan Ali Atahakan


 

 

Bu sitede, deneyiminizi iyileştirmek ve ziyaret istatistiklerini ölçmek için çerezler kullanıyoruz. Daha fazla bilgi