MÖ Kurulan Önemli Uygarlıklar; Persler, Asurlar, Büyük İskender İmparatorluğu İyon ve Roma-birbirlerine etkileri

MÖ Kurulan Önemli Uygarlıklar; Persler, Asurlar, Büyük İskender İmparatorluğu İyon ve Roma-birbirlerine etkileri


Tarihte kurulan uygarlıkların birbirlerinden etkilenişi üzerinde durmak istiyorum. 

Asurlar; İskit saldırıları sonucunda zayıflamış, Med Babil ittifakı  sonucunda  MÖ 612 yılında yıkılmışlardı.
Persler, Ahameniş hanedanı tarafından  MÖ 550 yılında Medleri yıkarak yerine kurulmuşlardır.
Babil'i öncesinde Asurlular yıktıklarında tarihin ibresi M.Ö. 7. Yüzyılı gösteriyordu. Ancak daha sonra Babil yeniden kurularak inşa edilmiş.
İkinci defa yeniden kurulan 80 yıllık Babil'i bu defa Persler M.Ö. 539'da yıkıp bölgeyi Pers egemenliğine bağladılar.
Persler Babil'e girdiğinde çok zayıf bir direnişle karşılaşmıştı. Çünkü Babil kralları halkın büyük oranda desteğini kaybetmişlerdi. Bu da ülkenin adil olmayan yöneticilerin elinde olduğunu gösterir. Ki tarihi kaynaklar da bunu doğruluyor. 
 Persler Babil devletine son verdiğinde şehri yakıp yıkarak tahrip etmemişlerdi. 
Sonraki dönemlerde çıkan isyanlar sonucunda, Babil şehirleri büyük hasar görmüş.
İskender'e gelince onu büyük İskender yapan yaptığı savaşlarda kazandığı zaferler mi, yoksa toprak bakımından çok büyük sınırlara ulaştığından dolayı mı, Büyük İskender demişler, bu tartışmalı. MÖ 336’da babasının bir suikast sonucunda zehirlenmesi üzerine 20 yaşında tahta geçen İskender, frengi nedeniyle MÖ 323 yılında imparatorluk iç savaşlar nedeniyle zayıflama sürecine girmiş, bir süre sonra yıkılmıştır. 
İskender’in danışmanı Aristo İyon kökenlidir.
Aydın Sökeli İsdoros ve Trallesli (Aydın)Anthemius ünlü matematikçi ve fizik alanında önemli düşünürlerdendi. 
İyonlardan imkânı olanlar Asur Tehlikesi nedeniyle yani Asurluların önünden Fenikelilerin yardımıyla Deniz yoluyla Batıya kaçmışlardı.
Çünkü Asurlular girdikleri yerlerin soylu, toplumun önderleri, yöneticilerini ileri gelen bilginlerini askerlerini, kazıklara oturtarak öldürüyorlardı.
Bu dehşet verici zulüm karşısında önemli şahıslar batıya kaçmışlar.
Daha sonra On iki Adalara ve Batı Anadolu’ya yerleşmişler. Böylece Mevcut Mezopotamya ve Mısırdaki Bilim (Matematik, Tıp, Coğrafya, Astronomi) bilimi, batıya taşındı.

İdris, Antik Mısır'daki Thoth ve Antik Yunan'daki Hermes figürleriyle de özdeşleştirilmiştir.
İslam kaynaklarında Hz. İdris terzilik, yazı ve astronomi gibi bilimlerin öncüsü olarak kabul edilir.

Orta Doğu ülkelerinde çok sayada peygamber gelmiştir. Bu peygamberlerin elbette bilimin gelişmesinde çokça katkısı vardır. 
Matematik, terzicilik, geometri, devlet yönetimi ile ilgili hassa bilimlerin temelleri Hz. İdris’e dayanır. Yunan veya İyon kökenli Aristo, platon gibi felsefeci ve bilim insanları Hz. İdris tarafından oluşarak aktarılan bilimlerden yararlanmışlardır.  Yasak ve baskılar nedeniyle gizli olarak bazı yerlerde buluşur bu bilimleri öğrenirlerdi.
 Bunların toplandıkları yerlere çeşitli adlar verilmiştir.
Lızı, (Lise), akedemi, ekol gibi isimler bu şekilde ortaya çıkmıştır. 

Persler Ortadoğu'daki Med, Sümer, Babil medeniyeti üzerine kurulmuş bir uygarlıktır.
İskender Asyalı okçular (İskitler) yardımıyla  MÖ 530 yılında yıktı. 
İskit Türkleri ile Persler arasında çok uzun süren savaşlar vardı. İskitlerin bu nedenle İskendere yardım etmişlerdi. 
Büyük İskender İmparatorluğu İskender’in MÖ 323 yılında ölümü ile zayıfladı ve MÖ 301 yılında resmen sona erdi. 
İskender girdiği Pers şehirlerini yakıp yıkmıştır.1
 İskender, Pers İmparatorluğu'nun simgesi olan muazzam sarayları ve şehri ateşe vermiştir. Bazı kaynaklara göre bu, Perslerin yıllar önce Atina'yı yakmasına karşılık yapılan planlı bir intikam eylemidir.
 Asurlar döneminde oluşturulan kütüphaneler bilim kitapları yakılıp yıkıldı.
Koca bir medeniyet yok edildi.
Doğunun medeniyeti Batı'ya taşındı.
Romalılar dünyası İskender döneminde eyaletle yönetmeyi, arşiv sistemini, toprak işlemesini, ikta sistemini kendisine uyarladı.
Ama ne yazık ki üstün bir sınıf oluşturuldu. Delos adası Romalıların köle pazarı haline geldi.

Romalılar Devleti Eyaletlere bölerek yönetmeyi Helenistik dönemi komutanlarından öğrendiler.
Helenizim dönemine Pers kültürünün etkisi oldukça fazladır. 
Hellenistik Krallıklar (Eyalet Sistemi): 
Roma, İtalya dışına yayılmaya başladığında (özellikle Kartaca ve Makedonya savaşlarından sonra), geniş toprakları yönetmek için Büyük İskender'in generalleri tarafından kurulan krallıkların uyguladığı sistemleri örnek almıştır. 
Merkezi bir yapıya bağlı, ancak yerelde valiler aracılığıyla yönetilen "Provincia" (Eyalet) modeli, bu krallıkların yönetim tecrübesine dayanır.
Roma'nın eyaletlerdeki vergi toplama ve bürokrasi düzeninde, daha önce bu bölgelere hükmetmiş olan Perslerin (Ahamenişler) "Satraplık" sistemini örnek almışlar.
 Bu sistem Perslerden Helenlere, onlardan da Romalılara geçmiştir.
Roma'nın bu eyaletleri yönetmek için atadığı Prokonsül ve Propretor gibi yetkililer ve görevleri ile ilgili:
Bu Valilerin Görevleri ve Yetkileri Şunlardı:
Askeri Komuta: Eyaletin güvenliğini sağlamak ve sınırlardaki isyanları bastırmak.
Yargı Gücü: Eyalet içindeki en üst düzey hakimdirler. Vatandaşların davalarına bakarlar ve ölüm cezası verme yetkisine sahiptirler.
Vergi Denetimi: Eyaletten toplanan vergilerin Roma hazinesine (Aerarium) düzenli aktarılmasını kontrol ederlerdi (Ancak vergi toplama işini genellikle Publicani denilen özel şirketler yapardı).
Hukuki Düzen (Edictum): Göreve başladıklarında, eyaleti hangi kurallarla yöneteceklerini ilan eden bir bildiri yayınlarlardı.

Kaynakçalar:
Sadece yazılı kaynaklar değil, 1930'lu yıllarda yapılan kazılar da bu olayı doğrulamıştır. Persepolis'teki Hazine Dairesi ve Xerxes Sarayı kalıntılarında, MÖ 330 yılına tarihlenen kalın bir kül tabakası ve yüksek ısıdan dolayı erimiş madeni parçalar bulunmuştur
Plutarkhos (İskender'in Hayatı)
Tevrat ve İncil'de Hz. İdris'in Adı; Enoch (Hanokk)
Yunan kaynaklarında Hz. İdris'in adı: Hermes
Mısır Kaynaklarında Hz. İdrisin Adı: Thoth 
Vikipedi: https://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0dris

Asurluların Girdikleri Yerlerdeki Zulmü:

Evet, bu bilgi maalesef tarihsel bir gerçektir. Asurlular, özellikle "Yeni Asur İmparatorluğu" döneminde (M.Ö. 911-612), fethettikleri yerlerde direnişi kırmak ve çevre halklara korku salmak için bu tür yöntemleri sistematik bir psikolojik savaş aracı olarak kullanmışlardır.Bu uygulama hakkında bilinen bazı detaylar şöyledir:Caydırıcılık: Asur kralları (özellikle II. Aşurnasirpal ve Sanherib gibi isimler), isyan eden şehirlerin halkına veya askerlerine bu tür cezalar uygulayarak diğer şehirlere "teslim olmazsanız sonunuz böyle olur" mesajı vermeyi amaçlıyordu.Kabartmalar ve Yazıtlar: Bu sahneler sadece birer söylenti değildir; Asur saraylarının duvarlarındaki taş kabartmalarda (rölyeflerde) kuşatılan şehirlerin önünde kazığa oturtulmuş insanlar açıkça tasvir edilmiştir.Yöntem: Genellikle kurbanın göğüs kafesinin hemen altından bir kazık geçirilerek vücudun kendi ağırlığıyla aşağı kayması beklenirdi. Bu, kurbanın hemen ölmediği, uzun süren ve halka izletilen bir infaz biçimiydi.Kısacası Asurlular, imparatorluklarını sadece askeri güçle değil, aynı zamanda yarattıkları bu dehşet verici imajla (terör politikasıyla) bir arada tutmaya çalışmışlardır.Asur askeri stratejileri veya bu dönemden günümüze kalan saray kabartmaları hakkında daha fazla detay öğrenmek ister misiniz?

Akedemik Kitaplar:
he Might That Was Assyria - H.W.F. Saggs: H.W.F. Saggs tarafından kaleme alınan bu eser, Asur tarihini, askeri yapısını ve gündelik yaşamını en kapsamlı şekilde ele alan temel kaynaklardan biridir.Ancient Assyria: A Very Short Introduction - Karen Radner: Oxford University Press tarafından yayınlanan bu başlangıç rehberi, Asur İmparatorluğu'nun yükselişini ve yönetim biçimini (şiddet politikaları dahil) kısa ama öz bir şekilde özetler.Yeni Asur Döneminde İşkence Yöntemleri (II. Assurnasirpal Dönemi): Bu akademik makale, özellikle kazığa oturtma ve deri yüzme gibi yöntemlerin hangi siyasi amaçlarla kullanıldığını detaylandırır.Görsel ve Müze KaynaklarıBritish Museum (Londra): Asur kabartmalarının (rölyeflerin) dünyadaki en önemli koleksiyonu buradadır. Özellikle Lakiş Kuşatması'nı anlatan duvar kabartmalarında, fethedilen şehrin önünde kazığa oturtulmuş insan figürlerini detaylıca görebilirsiniz. Müzenin web sitesi üzerinden bu eserlerin dijital arşivine ulaşabilirsiniz.İstanbul Arkeoloji Müzeleri: Asur dönemine ait birçok çivi yazılı tablet ve eser burada sergilenmektedir. İmparatorluğun Anadolu ile olan ticari ve siyasi ilişkilerine dair yerel belgeleri incelemek için idealdir.

 

Asur tehlikesi nedeniyle aydın kimseler batıya göç etmesi
Evet, tarihsel açıdan bu önermenin doğruluk payı oldukça yüksektir. Asur İmparatorluğu'nun (özellikle M.Ö. 8. ve 7. yüzyıllarda) uyguladığı sert yayılmacı politikalar ve askeri baskı, Antik Yakın Doğu'da ciddi nüfus hareketlerine ve entelektüel göçlere neden olmuştur.Bu durumun temel sebepleri ve sonuçları şöyledir:Siyasi Baskı ve Tehdit: Asur ordularının acımasız fetih yöntemleri, Mezopotamya ve Levant (Doğu Akdeniz kıyıları) bölgesindeki yerel krallıkları ve şehir devletlerini tehdit etmiştir. Bu baskıdan kaçan yönetici elitler, zanaatkarlar ve bilginler daha güvenli buldukları batıya, yani Batı Anadolu (İyonya) ve Yunan ana karasına yönelmişlerdir.Kültürel Aktarım (Orientalizing Period): "Doğululaşma Dönemi" olarak bilinen bu süreçte, doğudan batıya göç eden aydınlar ve sanatkarlar; Mezopotamya'nın matematik, astronomi, edebiyat ve sanat anlayışını Batı'ya taşımışlardır. Yunan alfabesinin Fenike etkisinden gelişmesi ve Yunan mitolojisindeki bazı unsurların Mezopotamya kökenli olması bu göçlerin bir sonucudur.İyonya'nın Yükselişi: Batı Anadolu'daki İyon şehirlerinin (Efes, Milet gibi) birer bilim ve felsefe merkezi haline gelmesinde, doğudaki baskıdan kaçıp buralara yerleşen veya buradaki ticaret ağlarını kullanan eğitimli sınıfların büyük etkisi vardır.Bilimsel Miras: Asur ve Babil birikimi, bu göç yolları üzerinden Ege dünyasına aktarılmış; Tales gibi ilk filozofların matematik ve astronomi bilgilerinin temelini oluşturmuştur.

 

Google+ WhatsApp