
Hazin Bir Veda
TEPE TAKLA VEDALAŞMAK DA VARMIŞ
Bir rüya uğruna daldım derine,
Duygumun sesine kandım, ne çare.
Küçük bir hataydı, nezaket ile
Çözülüp biterdi, kaldı mahşere.
İffetime diller uzandı hoyrat,
Pusuda bekleyen kurtlar acımaz.
Bir kuldum, yanıldım; dönmüyor hayat,
Kırılan kalplerde bahar açamaz.
Mescide sığındım, dizlerim titrek,
"Canımı al" demek gelmedi dile.
Amirin önünde boynumu bükerek,
İthamlar altında döndüm rezile.
Yer yarılsa keşke, girseydim yere,
Göz göze gelmekten ağır ne vardır?
Söndü içimdeki o eski çıra,
Artık bu yollar Vedat’a dardır.
Ağabey oyunu, anne sükutu,
Dostla düşman artık bir oldu bana.
Kayboldu Vedat’ın son umudu,
İffetim, hayatım kurban zamana.
Nezaket beklerken zulümle doldu,
İttihatçi hükmüyle verdiler ceza.
Gönlü yaralı bir sevdalı kaldı,
Bu Vedat’ın sonu, hazin bir veda.
AKIL VE EDEP TERAZİSİ
Akıl bir fenerdir, duygu ise deniz,
Dengeyi kurmazsak, kaybolur izimiz.
İnsanız, yanılır, hata ederiz bazen,
Yeter ki edepten kopmasın özümüz.
Duyguya esir düşmek, nefse ram olmaktır,
Kendi insanlığından, uzaklara kalmaktır.
Akılla dizginlenmezse o taşkın hisler,
Sonu canavarlaşmak, zifiri karanlıktır.
Hata bir düğümse, nezaket onu çözer,
Aydın bir ruh ancak, sevgiyle yolu çizer.
Kibarlık bir köprüdür, gönülden gönle,
Kabalık ise gelir, her şeyi yakar ezer.
İttihatçı bir hırsla, yakıp yıkmak değildir,
Aydınlık, meseleyi sükûnetle eğmektir.
Nezaket beklerken, sertçe vurmak yerine,
İnsanı, insan gibi edeple sevmektir.
