ŞİİR-DÜŞENE EL VERMEK NEBİ-İ RESUL AHLAKINDANDIR

ŞİİR-DÜŞENE EL VERMEK NEBİ-İ RESUL AHLAKINDANDIR


 

  DÜŞENE EL VER

 

Yürürüz hepimiz nurlu Kur’an izinde,
Resul’ün şefkati rehber olsun her işimizde.
Kardeşlik mührü varken gönül evimizde,
Kin ve nefreti barındırmayız içimizde.

 

Düşen bir can görünce sakın kınama,
İnsanlık yakışmaz zulme, nefrete.
Güçsüzün hâlini dert et yanına,
El uzatmak erer yüce rahmete.

 

Gönüller bir olsun, dinimiz birdir,
Merhamet Nebi'den kalan mirastır.
Islahla bakana her el, bereketlenir
Kardeşlik bağıyla dünya, ferahlanır

 

  Düşeni boğmak için üstüne çullanmak,
   Köpeğe mahsustur, yakışmaz bize.
   Düşene el verip, tutup kaldırmak,
   Layık olmaktır şanlı Nebimize.

 

Dinimiz birdir, yolumuz ayan,
Gelin bu hatayı kökten silelim.
Ahlak-ı Nebi’dir gerçeği beyan,
Hep beraber özümüze dönelim.

 

TEPE TAKLA 

Bir rüya uğruna daldım derine,
Duygumun sesine kandım, ne çare.
Küçük bir hataydı, çok büyütüldü 
Nezaketle çözüle çözülebilinirdi 

 

İffetime diller uzandı hoyrat,
Pusuda bekleyen  kurtlar acımaz.
Bir kuldum, yanıldım; dönmüyor hayat,
Kırılan kalplerde bahar açamaz.

 

Mescide sığındım, dizlerim titrek,
"Canımı alın" demek geldi içime.
Amirin önünde boynumu bükerek,
İthamlar altında döndüm rezile.

 

Yer yarılsa keşke, girseydim yere,
Göz göze gelmekten ağır ne vardır?
Söndü içimdeki o eski çıra,
Artık bu yollar Vedat’a dardır.

 

Ağabey oyunu, anne sükutu,
Dostla düşman artık bir oldu bana.
Kayboldu Vedat’ın son umudu,
İffetim, hayatım kurban zamana.

 

Nezaket beklerken zulümle doldu,
İttihatçi hükmüyle verdiler ceza.
Gönlü yaralı bir sevdalı kaldı,
Bu  Vedat’ın sonu, hazin bir veda.


AKIL VE EDEP TERAZİSİ

Akıl bir fenerdir, duygu ise deniz,
Dengeyi kurmazsak, kaybolur izimiz.
İnsanız, yanılır, hata ederiz bazen,
Yeter ki edepten kopmasın özümüz.

 

Duyguya esir düşmek, nefse ram olmaktır,
Kendi insanlığından, uzaklara kalmaktır.
Akılla dizginlenmezse o taşkın hisler,
Sonu canavarlaşmak, zifiri karanlıktır.

 

Hata bir düğümse, nezaket onu çözer,
Aydın bir ruh ancak, sevgiyle yolu çizer.
Kibarlık bir köprüdür, gönülden gönle,
Kabalık ise gelir, her şeyi yakar ezer.

 

İttihatçı bir hırsla, yakıp yıkmak değildir,
Aydınlık, meseleyi sükûnetle eğmektir.
Nezaket beklerken, sertçe vurmak yerine,
İnsanı, insan gibi edeple sevmektir.

Google+ WhatsApp